Hemofilide Kas İskelet Sorunlarına Ortopedik Yaklaşım

Hemofili hastalığının izlem ve tedavisinde neden bir ortopediste gereksinim duyulur?

Hemofili hastalığı bir pıhtılaşma sistemi hastalığı olduğu için, bu hastaların izlem ve tedavisinde temel yönlendirici doğal olarak hastanın hematoloğudur. Hastalar, tedavilerinin düzenlenebilmesi için, bir belirti ya da bulguyla karşılaştıklarında yönlendirilebilmeleri için hayatları boyunca hematologlarına gereksinim duyacaklardır. Bunun yanında, hemofili hastalığında karşılaşılan kanamaların %80’den fazlası kas-iskelet sistemini tutan kanamalar olduğu için, hayat boyu olmasa da hastalığın şiddetine bağlı olarak hayatın bazı dönemlerinde bu hastalar bir ortopediste de gerek duyabilmektedir. Ortopedist, bu kanamaların ilaç dışı tedavilerinde, tekrarlayan kanamalara bağlı ortaya çıkabilecek sorunların tanınmasında ve tedavisinde görev almakta; uygulanacak tedavi ileri cerrahi uygulamalara yöneldikçe hemofili hastalarının tedavisinde deneyimli bir ortopedistin hasta izlemine katılması gerekmektedir.

Hemofili hastalığı hangi kas-iskelet sistemi sorunlarına yol açabilir?

Hemofili hastalığında görülen kas-iskelet sistemi sorunları eklem ya da kas içine tekrarlayan kanamalardan kaynaklanmaktadır. Kas-iskelet sistemi kanamaları nadiren hayatı tehdit edici boyutta olmaktadır. Fakat bu kanamaların tekrarlamasıyla ortaya çıkan ağrılı eklem sorunları, şekil bozukluğu, hareket kısıtlılığı, işlev kaybı gibi kalıcı olabilen değişiklikler hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkilemekte, erken yaşlarda çeşitli sakatlıklara yol açabilmektedir. Günümüzde hemofili hastalarının izlem ve tedavisinde amaç; gerek farmakolojik (ilaçla) gerek cerrahi tedavi yöntemleriyle bu olumsuz uzun dönem etkilerini en aza indirmek ve kaliteli bir yaşam sürdürmesini sağlamaya çalışmaktır. Günümüzde geçerli olan ‘ne kadar az kanama olursa vücutta o kadar az etkilenme olur’ ilkesinden hareketle ‘profilaktik tedavi’ (kanama olmadan düzenli olarak koruyucu faktör tedavisi verilmesi)ye başvurulmakta; böylece kanamaların sıklığı ve şiddeti mümkün olduğunca kontrol edilmeye çalışılmaktadır. Yine de, çeşitli eklemlerinde değişik düzeyde bozukluklar gelişmiş olan oldukça fazla sayıda hastada, ortopedik tedavi yöntemlerine başvurulmak zorunda kalınmaktadır.